Kaş Gezi Rehberi

Antalya denildiğinde akla ilk gelen şeylerden biri sıcak denizlere inmek isteyen Ruslar, biri Antalya’nın o boğuk ve nemli havası, biri de tabi ki Kaş! Aslında Kaş’ın havasının Antalya’nın o nefes bile aldırmayan sıcağıyla hiç alakası yok, akşamları oldukça serin ve neredeyse hiç nem yok. Gündüzleri güneş sizi biraz yakıyor evet ama hiç mi hiç bunaltmıyor insanı. Kaş’ın bir mevsimi var mı diye sorarsanız, bizce Nisan sonundan Eylül sonuna kadar Kaş’ı ziyaret etmek için güzel zamanlar. Yine de Kaş’ın her halinin çok güzel olduğunu belirtmezsek çok ayıp ederiz!

Eğer Kaş’a geldiğinizde hangi plaja gitmeniz gerektiğini kara kara düşünürken bulursanız kendinizi, birçok seçeneğiniz olduğunu hatırlayıp rahatlamanızı önerebiliriz. Hareketli beach club ortamından keyif almayanlar, hatta ıstırap çekenler için Seyrek Çakıl Plajı süper bir seçenek olur. Burada herhangi bir işletme bulunmadığı için duş, tuvalet, şezlong gibi yararlanabileceğiniz şeyler veya bir giriş ücreti  yok. Hafta içleri çok sakin olan Seyrek Çakıl Plajı’nda deniz oldukça keyifli.

Size ikinci olarak önerebileceğimiz yer Limanağzı Plajı, eğer tekne turlarıyla ilgili bir fikir edindiyseniz; burayı mutlaka duymuşsunuzdur. Şayet Limanağzı tekne turlarının vazgeçilmez noktalarından bir tanesi! Burada bulunan üç farklı işletmeden bir tanesini gözünüze kestirip, burada keyifle denize girebilirsiniz.

Eğer biraz daha merkeze yakın bir yer tercih etmek istiyorsanız, biz Derya Beach’ten çok memnun kalmıştık. Dolayısıyla size de gönül rahatlığıyla önerebiliriz! 2019 yazında giriş ücretleri 50₺ idi ancak bu ücret içeride bu tutarda harcama yapmanız koşuluyla sizden alınmıyordu.

Kaputaş Plajı

Kaş’ta gidilebilecek plajlar mevzubahis olduğunda Kaputaş Plajı’nı söylemeden geçmek hiç olur mu? Instagram’da gördüğümüz fotoğraflardan dolayı beklentimiz inanılmaz yüksek bir şekilde gelmiştik biz Kaputaş’a, ve inanır mısınız, normalde Instagram’da renklendirilmiş hallerini görüp gittiğimiz birçok yerde hayal kırıklığına uğrayan biz, Kaputaş’a resmen aşık olduk! Hatta fotoğraflarda gördüğümüzden çok daha güzeldi desek hiç de yalan olmaz. Manzarasının güzelliğini de bir yana bırakmak gerekirse, Kaputaş Plajı’nın denizi de Kaş’ın en güzel kısmı diyebiliriz diye düşünüyoruz. Denize inmek için inmeniz gereken 187 basamağı atlattıktan sonra Kaputaş’ın o turkuaz denizi ödül gibi beliriyor karşınızda. Kaş’ın denizi genelde dalgalı ve soğuk oluyor ancak Kaputaş’ta kıyıdan biraz uzaklaştığınızda o dalgalar da azalıyor ve denizin keyfini rahatlıkla sürebiliyorsunuz.

Eğer Kaputaş’ta zaman geçirmek istiyorsanız ve şahsi aracınızla gelecekseniz erken saatte gelmeniz şart, yoksa park yeri bulmak imkansıza yakın. Şahsi aracınızla gelmeyeceksiniz, Kaş’ın merkezinden kalkan Kaputaş minibüslerine binebilirsiniz veya kendinizi hiç kasmadan bizim turumuza katılabilirsiniz. (tur detayları için buraya tıklayın!)

Kaputaş Plajı’na giriş ücretsiz ancak şezlong ve şemsiye kiralamak isterseniz 2019 yazında son bıraktığımızda ücret iki kişi için 22,5 TL idi. Soyunma kabini, duşlar ve tuvaletleri ücretsiz olarak kullanmanız mümkün.

Patara Plajı

Patara Plajı’nın inanılmaz dalgalı ama bir o kadar güzel denizini anlatmaya kelimeler yeter mi dersiniz? Burası resmen Kaş’ın en güzel yerlerinden biri. Akdeniz’in en uzun, Türkiye’nin ise ikinci en uzun plajı olarak geçiyor. Aynı zamanda nesilleri tükenme tehlikesi altında olan Caretta’ların da üremeleri için en önemli alanlardan bir tanesi, dolayısıyla bu plajın kullanım saatleri de Doğal Hayatı Koruma Vakfı tarafından  08.00-19.00 olarak belirlenmiş. Bu saatlerin dışında plaj güzeller güzeli deniz kaplumbağalarına ait oluyor. Yine bu sebepten kaynaklı olarak yumurtlama alanı olarak belirlenen bölgelere şezlong ve şemsiye koymak kesinlikle yasaklanmış.

Patara Antik Kenti

Patara Plajı’na kadar gelmişken, Patara Antik Kenti’ni de kesinlikle görmelisiniz. Plajın girişinde oldukça büyük bir alana yayılmış olan bu antik kenti gezebilmeniz için, baya uzunca bir yürüyüşe hazırlıklı gelmeniz gerekiyor. Patara Antik Kenti, Likya’nın en önemli şehirlerinden birisi ve aynı zamanda da Likya’nın başkenti imiş eskiden. Antik kentlere meraklıysanız, Kaş’ta görebileceğiniz bir de Antiphellos bulunuyor, aklınızda olsun.

Kaleköy ve Antik Kenti Simena

Kaleköy, Simena Antik Kenti’nin üzerine kurulmuş, ulaşımın sadece teknelerle yapılabildiği çok tatlı  bir yarımada. Kaleköy’e gidebilmek için önce Üçağız Köyü’ne ulaşıp, ardından Kaleköy’e giden teknelere binmeniz gerekiyor. Burası Simena Antik Kenti’nin üzerinde bulunduğu için Kaleköy’de su altında birçok enteresan kalıntıyla karşılaşmanız çok muhtemel, aynı zamanda buranın suyu da cam gibi. Likya kentleri arasındaki antik tiyatrolardan en küçüğü e burada bulunuyor. Burada yapılması en çok önerilen aktivite, az önce bahsettiğimiz Simena Antik Kenti’nin kalıntıları üzerinde kano yapmak. Lüks aramıyorsanız ve ufak pansiyonlarda kalmakla ilgili bir sorununuz yoksa, buraya bayılacağınızın garantisini verebiliriz!

Kekova

Kekova dediğimiz yer, yukarıda bahsettiğimiz Kaleköy’ün hemen karşısında konumlanıyor. Burayı özel yapan şey ise tüm Akdeniz’in en temiz denizi olarak bilinmesi. Tıpkı Kaleköy’de olduğu gibi, buraya da karayolu kullanarak ulaşamıyorsunuz. Birçok açıdan Kaleköy ile benzeşen Kekova’da yüzebileceğiniz en güzel koyun Tersane Koyu olduğu söyleniyor. Kaş’tan hareket eden herhangi bir tekne turuna katıldığınızda zaten burayı mutlaka görüyorsunuz. Biz buraya Kaş’tayken gidemediğimiz için çok üzülmüştük, siz üzülmeyin.

Kalkan

Kalkan tabelasını gördüğünüz andan itibaren kendinizi bir Yunan adasına gelmiş gibi hissediyorsunuz. Bu hissiyatta Kalkan’ın hemen karşısında bulunan Meis Adası’nın da bir etkisi vardır belki… Kalkan’ın denizi de havası da en az Kaş’ınki kadar güzel ama burayla ilgili en önemli şeylerden biri Xanthos Antik Kenti. UNESCO’nun Dünya Mirasi Listesi’ne girebilmiş bir antik kentten bahsediyoruz şu an… Kalkan’ın mutlaka görülmesi gereken bir başka yeri de yine tekne turuyla ulaşabileceğiniz Mavi Mağara, ki bu mağarayı kaçırmanızı asla önermiyoruz… Kalkan’a gitmek için Kaş’ın merkezinden kalkan minibüsleri kullanabilirsiniz.

Meis Adası

Eğer bu yazıya Kaş’a gitmeden önce denk gelirseniz ve Kaş tatilinize bir de Yunan adası eklemek isterseniz kendinizi şanslı hissedebilirsiniz, çünkü Meis Adası’na gidebilmek için bir vize çıkarmaya veya en azından olan vizenizi yanınızı almaya hak kazandınız… Biz Kaş’a gittiğimizde Meis’e geçmek için oldukça hazırlıksız yakalanmıştık ve burayı göremeden döndüğümüz için de oldukça pişmanız. Meis Adası, güzeller güzeli bir Yunan adası. Özellikle yaz döneminde oldukça rağbet gördüğü için Kaş’tan Meis Adası’na giden iki tane feribot şirketi var : Meis Express ve Kahramanlar Turizm. Meis’e yalnızca 20 dakikada gidebiliyorsunuz ve tatilde geçirdiğiniz kısıtlı zamandan çalmış gibi hissetmiyorsunuz, bu çok büyük bir artı. Feribot ücretleri gidiş dönüş kişi başı sadece 30 Euro, yani aslında halihazırda vizeniz varsa öyle çok da pahalıya gelmiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü