Rize Gezi Rehberi

Hepimizin mutlaka ‘’abi bu sene kesin bi’ Karadeniz Turu yapıyoruz ya’’ diyip, asla bu planını gerçekleştiremeyen bir arkadaşı vardır. Eğer böyle bir arkadaşınız yoksa, bilin ki bu arkadaş sizsinizdir… Karadeniz dediğimiz bölge zaten başlı başına bir cennet. Hatta size bir sır verelim, Instagram’da gördüğünüz o yemyeşil yerlerin çoğu fotoğraf renkleriyle oynanarak yapılıyor olsa da, Karadeniz fotoğraflarında böyle bir şeye ihtiyacınız bile olmuyor. Gidip kendi gözlerinizle gördünüz mü bi de, fotoğraflardakinden bile daha güzel. Dolayısıyla bizce Karadeniz’de herhangi bir yere gidip de oradan memnuniyetsiz ayrılabilecek herhangi biri yoktur. Birbirinden güzel yaylaları, köyleri, şelaleleri, dereleri derken buralar gerçekten tam bir görsel şölen sunuyor bizlere. Neredeyse yazıda bir paragraf ilerledik ve hala şive esprisi yapmadık, farkında mısınız? Yine de yazının geri kalanı için bunu yapmayacağımıza dair bir söz veremiyoruz.

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, Karadeniz her mevsim çılgınlarca yağış alan bir bölge. Biz bu noktada ‘’ben o derse girmemiştim’’ bahanesini kabul etmiyoruz, ama yine de sizi uyarıyoruz. Konu bir de Rize olunca, o birbirinden güzel yaylalara çıkmadan eve geri dönmek olmaz. Bu yaylalara çıkarken de yağmurluğuydu, yağmur botlarıydı, kalın bir iki parça kıyafetiydi mevsim fark etmeksizin yanınıza almanızda çok büyük fayda var. Merak etmeyin, ağustos sıcağında bile gitseniz özellikle yaylalar o kadar soğuk oluyor ki, ‘’Dar-lan-dum!’’ moduna girmezsiniz. Şive esprimizden dolayı özür dileriz, devam edelim.

Rize’ye giderken en çok dikkat etmeniz gereken şeylerden biri de seyahat süreniz. Buralarda o kadar fazla güzellik var ki, atıyoruz 3 günlük bir seyahatte her şeyi görebilecek olsanız bile yeterince tadını çıkaramayabilirsiniz. Mesela diyelim ki Huser Yaylası’na çıktınız ve çok da keyif aldınız, akşamı da orada geçirmek istiyorsunuz ama bunun için vaktiniz yok. Gecesiyle, gündüzüyle, gün doğumuyla, gün batımıyla size bambaşka manzaralar sunan mekanlar söz konusu olduğunda, bizce böyle ayrıntılar da çok önemli. Eğer diyorsanız ki ‘’tamam iyi hoş da, benim buraya ayırabilecek o kadar vaktim&bütçem yok.’’, o zaman sizi buradan kendi Karadeniz Turumuza davet edelim. Aşağıda okuyacağınız bütün yerleri en keyif alacağınız şekilde ve zamanı en verimli şekilde kullanmaya çalışarak biz keyifle gezdiriyoruz! Tur programımız için buraya tıklayabilirsiniz.

Rize’de gezerken sizin için en önemli olacak şeylerden biri de ulaşım. Gitmek isteyebileceğiniz ve görülmesi gereken yerler genellikle birbirlerinden çok uzaktalar ve buralara toplu taşıma araçları kullanarak gitmeniz maalesef ki mümkün değil. Tabi Rize’de yayla turizmi çok yaygın olduğu için elbette ki sizi o yaylalara çıkarabilecek tur şirketleri veya gittiğiniz herhangi bir mekanın sahibinin amca oğlu bulunuyor. Eğer iyi bir sürücü değilseniz, çok rica ediyoruz yaylalara giden o yolları tek başınıza çıkmaya çalışıp, başınıza bela almayın.

Rize’de Konaklama

Son zamanlarda şu yaylalarda bulutların arasında salıncaklarda sallanan insanların da etkisiyle Rize’de baya bir otel/bungalov tarzı yer açıldı. Aşağıda size farklı konumlarda üç tane alternatif sunacağız, ancak bizim fikrimizi merak ederseniz merkezde kalmaktansa bir yaylada kalmayı tercih ederiz.

  1. Ayder Doğa Resort

Şu imara açılma, betonlaşma, iyice atletli dayıların mekanına dönüşmesi durumlarından dolayı biz Ayder’i biraz fazlaca şişirilmiş bir balon olarak görsek de; insanların Ayder’i OOOO SÜPER noktasında gördüğünü biliyor, ve bunu kabulleniyoruz. Diyorsanız ki ben ille konaklamamı burada yapacağım, o zaman size önereceğimiz yer kesinlikle Ayder Doğa olacak. Bi’ kere harika bir manzaraları var, zaten yaylada kalıyorsanız manzaranın ve doğal güzelliğin sizin için önemli olduğu çıkarımını yapıyoruz. Doğal güzellik kısmına konu Ayder olunca pek katılamasak da, manzarasının muhteşem olduğu yadsınamaz. Hele bir de karlı mevsime denk geldiyseniz var ya, Ayder Doğa Resort’taki şöminenin çıtırtıları eşliğinde bu manzarayı izlerken mest olacağınızın garantisini verebiliriz. Hizmetleri harika, odalar tertemiz. Bahçesi ve terası sayesinde dışarıda bol bol keyif yapabilirsiniz. Ayrıca Ayder’in de en güzel noktalarından birinde bulunuyor.

  • Ada Bungalov

Sanırız biz sizin yerinizde olsak, Rize’ye gittiğimizde kesinlikle burada konaklardık. Hem size yaşattığı keyifli bungalov deneyimiyle, hem Çamlıhemşin’in güzelliğiyle burası gerçekten çok büyüleyici. Birkaç sene öncesine kadar sadece iki bungalovla yola çıkan Ada Pansiyon, şu anda Rize’de bir yaylada konaklamak isteyenlerin genelde ilk tercihi oluyor. Bungalovların bulunduğu arazide ortanca, kamelya, açelya gibi çiçek türleriyle birlikte; büyükçe de bir kümes yer alıyor. Bu kümesten kendi yumurtalarınızı bile toplayabiliyorsunuz… Kulağa süper gelmiyor mu? Aynı zamanda bahçelerinde kendi ürünlerini yetiştirdikleri bir bostanları da bulunuyor. Bu sebepten de her şeyleri hep taptaze! Ada Bungalov konaklamanın yanı sıra birçok günübirlik tur da düzenliyor, bu turlar hakkındaki bilgiyi kendi internet sitelerine göz atarak alabilirsiniz.

  • Keleş Otel

‘’Yayla bana gelmez, ben merkezde kalacağım’’ gibi bir ısrarınız varsa önce sizi ayıplıyor, sonra da sakinliğimizi koruyup bir alternatif öneriyoruz: Keleş Otel! Tamam kabul, otelin ismi gerçekten pek güven vermiyor ama aslında Rize’nin merkezinde lüks otellere nispeten uygun fiyatla konaklayabileceğiniz en iyi yerlerden biri Keleş bizce. Personel hizmetinden tutun da odaların rahatlığı ve temizliğine kadar her şey gayet iyi durumda. Bizim en çok hoşumuza giden ise kahvaltıda yöresel lezzetleri de tadabileceğiniz seçenekleriniz olması. Konum olarak denize yakında olduğu için bizce çok keyifli bir yerde bulunuyor, ancak aynı zamanda merkezde de olduğu için bazen etraf fazla gürültülü olabiliyor.

Peki, genel mevzulardan bahsettiğimize göre, artık Rize’de gezebileceğiniz yerlere geçebiliriz. Ta-daa!

Çamlıhemşin

Baktığınız her yerde yeşilin bir başka tonunu görmek ister misiniz?  Bizce çok istersiniz, çünkü kim istemez ki? ‘’Bize her yer Trabzon’’ diyorlar ya mesela, Rize’ye geldiyseniz eğer burada size her yer Çamlıhemşin olacak. Rize’de turistik gezi yapıyorsanız eğer, zamanınızın büyük bir çoğunluğunu Çamlıhemşin’de geçireceksiniz çünkü. Tam olarak da bundan dolayı buraya Rize’nin turizm potansyeli en yüksek olan ilçesi demek hiç de yanlış olmaz. Hem doğal güzellikleri, yaylaları, tarihi ederleri, taş kemer köprüleri, camileri ve konakları falan derken Rize’ye gelip de burayı görmeden dönmek hayatta olmaz. Buranın genelinde mevsimine göre doğa yürüyüşleri, kar yürüyüşleri, kamp aktiviteleri, rafting, heliski… SAY SAY BİTMEYEN bir sürü etkinlik yapabiliyorsunuz.

Fırtına Deresi

Fırtına Deresi, ya da diğer ismiyle Peruma, Çamlıhemşin’de, Kaçkar Dağları’nın Karadeniz’e doğru olan yamaçlarında bulunan derelerin birleşmesiyle oluşmuş bir yer; biz buraya daha ziyade mucize gibi bir yer demeyi tercih ederiz. İsminden de anlayabileceğiniz üzere raftinge oldukça elverişli bir nehir ve zaten buna uygun parkurları da bulunuyor. Burada sportif olta balıkçılığı yapmanız da mümkün. Ancak bizim en hoşumuza giden şey, kesinlikle zipline! Buradaki ziplineda çok fazla eğim olmadığı için öyle kalbinizi yerinden çıkaracak kadar heyecanlı bir aktiviteden ziyade, Fırtına Deresi’nin üzerinde kuş gibi süzülebileceğiniz bir etkinlik olarak adlandırabiliriz. Civarda çok fazla zipline yapabileceğiniz işletme bulunduğu için hangisinde yapmanız daha iyi olur bu konuda bir öneri veremiyoruz ama fiyatları öyle çok çılgın pahalı değil parkular kısa olduğu için. Gitmişken mutlaka Benekli Alabalık’ın tadına bakın deriz biz. Bayram seyran ve geri kalan bütün özel günlerde buraya gitmenizi asla tavsiye etmediğimizi de belirtmek istiyoruz, trafikte sıkışıp kalmaktan veya oturacak yer bulamamaktan bitkin düşmenizi hiç istemeyiz. Firtuna gibi akayi!

Çat Vadisi

Bu vadinin adını çok sık duymamış olduğunuzu düşünerek, garip bir gururla rehberimize ekliyoruz. Çünkü burası aslında Ayder’in sadece 15 km güneybatısında bulunmasına rağmen çok da fazla bilinmeyen bir yer. Bilinmemekten de ziyade, yolları o kadar bozuk ve sıkıntılı ki bizce kimse buraya gelmeye zahmet edemiyor. Çat Vadisi’nde yaşayanlar buraya gerçekten gözleri gibi bakıyorlar. Kim bilir kaç yüz yıllık ahşap konaklar var mesela burada, aralarında pansiyon olarak hizmet verenlerinde kalma şansınız var. Kampçı arkadaşlar için de altın niteliğinde bir yer burası, yeşilliğiyle ve elverişli alanlarıyla burada kamp yapmak çok keyifli, bir o kadar da soğuk. Buraya gitmeye niyetlenirseniz altınızdaki aracı iyi seçmeniz de çok önemli, tabanı yere yakın bir araçla gitmeye asla çalışmayın.

Şenyuva Köyü

Eski adıyla Chihuahua, ay pardon, Çinçiva Köyü; günümüzde artık Şenyuva Köyü olarak adlandırılıyor. Hiç şaşırmayacağınız gibi tabi ki Çamlıhemşin’e bağlı. Burası zaten Rize’nin geri kalanı gibi yine yemyeşil iyi hoş da, bizce burada asıl görülmesi gereken yer kesinlikle Şenyuva Köprüsü. Tam olarak Karadeniz ruhunu yansıtan bir taş köprü. Eski tarihi evlere bakmaktan, aradığınız Şenyuva Köprüsü’ne gidene kadar karşılaşacağınız bir sürü başka taş kemer köprülerden ve harika doğasının sizi mest edişinden dolayı buradan pek ayrılmak istemeyebilirsiniz.  Buraya gittiğinizde enteresan bir aşinalık sezebilirsiniz, bunun sebebi de burada birçok dizi ve reklam çekiminin yapılıyor olması. Hatta ‘’Sevdaluk’’ dizisinin bütün bölümleri burada çekilmiş. Yazları inanılmaz kalabalık olsa da, kışları burada yerlilerinden başka kimse olmuyor.

Zil Kale

Zil Kale, Rize’de görebileceğiniz en ihtişamlı şeylerden biri. Yeşilliklerin arasından öyle heybetli yükseliyor ki bu kale, ister istemez kendinizi sanki fantastik bir filmin evrenine girmiş gibi hissediyorsunuz. Zil Kale, Fırtına Deresi’nin yamaçları üzerinde bulunuyor. Tam olarak ne zaman inşa ettiği bilinmediği için, size tarihi ile ilgili herhangi bir bilgi veremiyoruz ama deniz seviyesinden 750 metre yüksekte olduğunu söyleyebiliriz. Kale vadiye tamamen hakim olabileceği bir konumda bulunduğu için, geçmişteki işlevini düşünürsek harika bir savunma hattı; günümüze baktığımızda da bize muhteşem bir manzara görme fırsatı sunuyor. Mutlaka fotoğraf makinelerinizin şarjlarını kontrol edin, olur da burada şarjınız; veya hafıza konusunda sıkıntılı telefonları olanlar için saklama alanınız biterse inanın çok üzülürsünüz.

Palovit Şelalesi

Antalya’da bulunan Düden Şelalesi’nden sonra, gördüğümüz en keyiflği şelalelerden biri de Palovit Şelalesi’ydi. Ormanın, yeşilliklerin ortasında; taşların ve ağaçların arasından akan bir şelale burası. Tamam öyle kocaman bir şelale beklentisiyle giderseniz üzülürsünüz ama burası da görsel açısından harika bir deneyim yaşatıyor size. Zaten yazının daha önceki kısımlarında bu turistik yerlere bayramlarda ve özel günlerde gitmemeniz konusunda uyarımızı yapmıştık, o yüzden bu uyarıların Palovit için de geçerli olduğunu tekrar hatırlatmak istiyoruz. Şelaleye sadece yukarıdan bakmak istemez, biraz daha yaklaşmak isterseniz; aşağıya inmek için kullanabileceğiniz merdivenler bulunuyor. Biz burayı çok sevdik ama keşke her yere çöp atıldığını görmeseydik, bu duruma biraz üzüldük.

Pokut Yaylası

Bizce Rize’de görülebilecek en güzel yerlerin başında Pokut Yaylası geliyor. Eğer siz de bizim gibi gün batımı izlemek konusunda çok ısrarcı ve keyfinize düşkünseniz, burası size bu seyri doyasıya yaşamak konusunda harika bir fırsat sunuyor. Yukarıda bahsettiğimiz şeyler yine burası için de geçerli; iyi bir şoför değilseniz ve altınızda buraya çıkmak için uygun bir araç bulunmuyorsa buraya gidip keyif yapmakla ilgili hayalleriniz yolda kalmanızla sonuçlanan bir trajediye dönüşebilir. Özellikle Rize’de geçireceğiniz kısa zamanınız varsa ve bu süre içinde daha fazla yer görmek istiyorsanız Pokut Yaylası’na çıkmanızı kesinlikle öneriyoruz, çünkü buradan yürüyerek Sal Yaylası ve Hazindağ Yaylası’na da geçiş yapabiliyorsunuz. Yürüyüş dediğimize bakmayın, çok da kısa bir yol sayılmaz elbet tabii ama kesinlikle bir yaylaya çıkıp inip, başka bir yaylaya çıkmaktan daha az vakit alacağını söyleyebiliriz. Diğer bütün yaylalar gibi Pokut’un da inanılmaz esintili ve soğuk olduğunu unutmayın, yanınıza duruma uygun kıyafetler de alın. Şayet Pokut isminin anlamı bile Ermenice’de ‘’rüzgar alan vadi’’ iken, sizin bu durumu görmezden gelmeniz pek iyi sonuçlanmaz.

Ayder Yaylası

Üzülerek söylüyoruz ki, burası o yıllar önce doğallığıyla, güzelliğiyle şanını duyduğunuz eski Ayder Yaylası değil. Oldukça kötü bir betonlaşmaya kurban gitmiş olmasının yanı sıra, esnaflarının kabalığı ve herkesi ‘’kazıklanacak turist’’ olarak görmeleri maalesef can sıkıcı bir durum. Biz yine de buranın da görülmesi gerektiğine inanıyoruz gerçi, bunun sebebi de Ayder Yaylası kadar muazzam bir yerin bakirliğini bu denli bozmanın nelere yol açtığını kendi gözlerimizle görmemiz gerektiğine inandığımızdan. Yine de kısıtlı zamanınız bulunuyorsa, bu zamanı Ayder’e harcamanızı içtenlikle önermiyoruz. Ki düşünün, Rize halkının çoğunluğu da aynen bizim gibi düşünüyor aslında. ‘’yok, ben Ayder’i görmeden ölemem’’ diyenler için de tek önerebileceğimiz, bari özel günlere falan denk getirmemeye çalışın. O kadar her yer piknik çöpü, o kadar her yer beyaz atletli amca yuvası kıvamında ki; ‘’ben buraya nereden geldim’’ deyip ağlayarak eve dönmeniz hiç de ihtimal dışı değil. Biz sizin yerinizde olsak doğallığı bozulmamış, hala gerçek anlamda ‘’yayla’’ olan bir yeri görmeyi tercih ederdik.

Gito Yaylası

Gito’ya gidip de, kendinizi bir masalın içinde hissetmemeniz mümkün değil. Sıklıkla sisli olduğu için size herhangi bir manzara sunamadığı da oluyor evet, ama kesinlikle o sis açıldığı anda gördüğünüz manzara karşısında dut yemiş bülbüle dönüyorsunuz. Yöresel yemekler yiyebileceğiniz bir iki tesis bulunuyor, ama burası da en nihayetinde bir turizm noktası olduğu için fiyatlar pek uygun sayılmaz. Diğer yaylalara olduğu gibi buraya ulaşmak da baya meşakkatli, araçlara yollara aman dikkat edelim. Özellikle kış aylarında buzlanmayla vs. yollar daha da sıkıntılı olsa da, biz burayı karlı bir dönemde de görmenizi tavsiye ediyoruz. İnanılmaz bir manzaraya karşı mis gibi Rize çayı içmek için en enfes yerlerden biri bizce Gito Yaylası çünkü. Eğer bu bölgede bir yerde konaklayacaksanız, otelinizle iletişime geçip sizi yaylaya çıkarmalarını rica edebiliyorsunuz; bu da alternatif olarak aklınızda bulunsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü